CHITOZAN
Chitozan, insan vücudundaki tüm fizyolojik fonksiyonları regüle eden, %100 doğal bir üründür. Dünyada çok popüler hale gelen Chitozan, insan sağlığı üzerinde geniş kapsamlı, dengeleyici bir etki yaratmaktadır. Yaşlanma sürecini yavaşlatır, bağışıklığı güçlendirir ve çeşitli rahatsızlıklara karşı önlem olarak kullanılabilir. Aynı zamanda vücudun biyolojik ritmini regüle ederek, hastalıkların hızlı bir şekilde iyileşmesine yardımcı olur.
Bugün modern tıp bilimi tarafından "modern uygarlık hastalıkları" diye adlandırılan hipertansiyon, damar, kanser ve birçok alerjik ve bağışıklık hastalıklarını belirli bir ölçüde önleyebilir ve hafifletebilir. Ama ne yazık ki tüm hastalıkları tamamen iyileştirememektedir. Bugün kullandığımız ilaçların birçoğu çeşitli alerjik reaksiyonlar ve yan etkilere sahiptir. Örneğin; başınız ağrıyor, ağrı kesici ya da benzer bir ilaç aldınız, baş ağrısı geçti. Fakat mide bulantısı yaşamaya başladınız. Kısaca bir hastalığı önlediniz ya da iyileştirdiniz, ama aynı zamanda başka bir hastalığa yol açtınız. Chitozan Geleneksel Çin Tıb Teorisine dayanarak hazırlanan bir ürün olduğu için ve %100 doğal hammaddelerden üretildiği için, yan etkisi bulunmamamktadır. En önemlisi Chitozan yalnızca belirli bir hastalığı iyileştirme konusunda değil, vücuttaki tüm biyolojik ve fizyolojik fonksiyonlar için de iyileştirici bir etki yaratmaktadır. KANSER HASTALIKLARINI İYİLEŞTİRMEDE YARDIMCI OLARAK KULLANILABİLİR.KOLESTEROL SEVİYESİNİ DÜŞÜRÜR.CHITOZAN VÜCUTTAKİ KOLESTEROLÜN EMİLİMİNE ENGELLEMESİ.YAĞ ASİMİLASYONUNU ENGELLEMESİ.KOLESTEROL DÖNÜŞÜMÜNE YARDIMCI OLMASI.ŞEKER HASTALIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ.YANIKLAR VE YARALAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: KARACİĞER FONKSİYONLARINI İYİLEŞTİRMESİ.VÜCUTTAKİ ZARARLI MADDELERİ ABSORBE EDEREK DIŞARI ATAR.BEL VE SIRT AĞRILARINI GİDERİLMESİ.bu mucize ürün için yorumlarınızı beklyorum..
CHITOZAN abartısız bir kanser hücresi katilidir.
CHITOZAN NERELERDE KULLANILIR?
1- KANSER HASTALIKLARINI İYİLEŞTİRMEDE YARDIMCI OLARAK KULLANILABİLİR: Japon üniversitesinde bir profesör tarafından benzersiz bir deney gerçekleştirilmiştir. Kanser hücreleri alınıp, farelerin vücuduna yerleştirildikten sonra bu fareler cilt kanserine yakalanmışlardır. Bunun üzerine bilim adamları fareleri iki gruba ayırdılar. Birinci gruptaki fareler Chitozan ile tedavi edilirken, ikinci gruba hiç bir ilaç verilmedi. Deney sonucunda ilk gruptaki fareler tamamen iyileşirken, ikinci gruptakilerin hepsi öldü. Aynı deney tavşanlar üzerinde de yapıldı. Chitozan alan tavşanlardaki kanserli hücrelerin, normal hücrelere dönüşmesiyle bu tavşanlar hastalıktan kurtuldu. İnsanlar üzerinde yapılan araştırma ve deneylerde de Chitozxan olumlu sonuç vermiştir.Kanser tarafından etkilenmiş hücrelerdeki CHITOZAN etkisi şu şekilde oluşmaktadır:
1- Kanser hücrelerinin toksinlerini bastırarak onları ezer. Bilindiği gibi kansere yakalanan insanlar, hızlı bir şekilde kilo kaybetmeye başlarlar. Buna neden olan unsur, kanser hücrelerinin toksini serbes bırakmasıdır. Bu toksin, kan serumundaki Demir elementini azaltır ve anemi hastalığına yol açar. İştah kaybı başlar ve vücuttaki yağlar çözünmeye başlar. chitozan bağırsaklarda çözünerek, mono-moleküler mikro-grup şeklini alır. Sonra da kanser hücrelerine müdehale ederek, bu toksini ezer.
2- Kanser hücrelerin yok edebilen lenfli hücreleri canlandırır. İnsan vücudunda birçok lenf hücresi yer almaktadır. Örneğin; NL-LAK hücreleri. Onların benzersiz özelliği ise, nomal hücreleri kanserli hücrelerden ayırt edebilmemeleri ve kanser hücrelerini yok edebilmeleridir. Lenf hücrelerinin vücutta en etkili olduğu PH ortamı 7.4 tür. Ancak kanser hücrelerinin etrafında daha asitli bir ortam oluşmakta, bu da lenf hücrelerinin faaliyetini durdurmaktadır. Chitozan kullanımı, bu ortamın PH dengesini gerekli seviyeye getirerek, lenf hücrelerini, kanser hücrelerinin yok edilmesisne yardımcı olmak üzere faaliyete geçirir.
3- Chitozan kanser hücrelerinin vücuttaki dolaşımını engeller. Kanser hücreleri kan damaları içerisnde hareket ederler. Damarların duvarlarında son araştırmalarda bulunmuş olan 5T4 adı verilen bir molekül bulunmaktadır. Bu molekülün yardımı ile kanser hücreleri, tüm vücuda yayılmaktadır. Chitozan damar duvarlarını sık bir şekilde yapışarak kanser hücrelerini bu moleküllerle temasını engeller.
2- KOLESTEROL SEVİYESİNİ DÜŞÜRÜR: Kolesterol kelimesi genellikle insanlarda korku yaratmaktadır. Birçok insan enfarktüs miyokard, damar ve kalp hastalıklarının kolesterol tarafından tetiklendiğini düşünmekte ve kolesterolü bir zincir olarak nitelendirmektedir. Halbuki vücutta belirli bir miktarda kolesterol bulunması şarttır. Beyin, sinir hücrelerinin ve birçok dokunun oluşması, cinsellik hormnunun salgılanması için gereken bu madde aynı zamanda karaciğerdeki yağların çözünümü ve sindirim için gereken safra asidinin oluşması için de önemli bir maddedir. Fakat vücutta kolesterol miktarı artınca o damar duvarlarına çöekrek kan dolaşımını ayrıştırı ve skleroza yol açabilir.
a- CHITOZAN VÜCUTTAKİ KOLESTEROLÜN EMİLİMİNE ENGELLEMESİ: Gıda ile birlikte alınan kolesterol, enzimler ile gerçekleştirilen temastan sonra kolesterin eter'e dönüşerek bağırsak tarafından sindirlir. Kolesterolün enzimler tarafından sindirilmesi için etrafında belli bir miktarda safra asidi bulunması gerekmektedir. Chitozan ise safra asidi ile kaynaşarak onu vücuttan çıkartır. Yani kolesterolün etrafında safra asidi yokken enzimler, onu kolester'in Eter'e dönüştürememektedirler. Bu durumda kolesterol bağırsak tarafından sindirilememektedir.
b- YAĞ ASİMİLASYONUNU ENGELLEMESİ: Chitozan bir pozitif iyonik selüloz olduğundan, kolesterolün sindirimine engel olduğu gibi yağların asimilasyonuna da aynı şekilde engel olur. Yağlar, insan vücudunda yalnızca kolesterolde değil, aynı zamanda kanda ve proteinde de bulunmaktadır. Dolayısı ile kandaki yağ seviyesi düşerken, kolesterol seviyesi de düşmektedir.
c- KOLESTEROL DÖNÜŞÜMÜNE YARDIMCI OLMASI: Safra asidi, sindirim sisteminde yer alan en önemli sıvıdır. Kolesterolden oluşmaktadır. Safra kesesi belirli bir miktarda safra asidi içermektedir. Genelde safra asidini sindirim sürecindeki görevi tamamlandıktan sonra yeniden ince bağırsak tarafından emilerek, safra kesesine geri döner. Chitozan kolesterolün emilmememsi için safra asidi ile birleşerek vücuttan atılır. Safra asidi oluşması için vücudun HLD kolesterolüne ihtiyacı vardır. Kolesterol, karaciğerde HLD şeklini alır ve bu da kandaki LDL kolesterolün düşmesine neden olur.
3- TANSİYONU DÜŞÜRÜR: Yemeklerde kullandığımız Klor ve Sodyum içeren tuzun yüksek tansiyona neden olabileceği herkes tarafından bilinmektedir. Bu etkiyi yaratn Klor maddesidir. Sodyumun böyle bir olumsuz etkisi bulunmamaktadır. Klor ise vücutta bulunan ACE hareketsiz enzim ike reaksiyona girerek onu aktif hale getirir. Bu enzimin hareketlenmesi tansiyonu yükseltmektedir. Klor, negatif iyon grubuna ait bir elementtir. Chitozan pozitif iyonlu bir madde olduğu için Klor ile birleşerek dışkı ile beraber onu vücuttan atmaktadır. Bu durum tansiyonun yükselmesini önler.
4- ŞEKER HASTALIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: Tokyo'daki Tarım akademisinde Chitozan'ın şeker hastalığına karşı etkisini kanıtlandığı bir deney gerçekleştirildi. Şeker hastalığı olan siyah sıçanlara Chitozan takviyeli yem verildi. İdrardaki şeker oranın azaldığı görüldü. Aynı deney insanlar üzerinde gerçekleştirildikten sonra, idrardaki şeker oranının düştüğü görüldü.
5- YANIKLAR VE YARALAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: Chitozan ciltteki çeşitli hastalıkalrın hızlı bir şekilde giderilmesi etkisine sahiptir. Japonya'da bir hastanede bedeninde çok ağır yanık bulunan, derisinin %80'i olmayan bir erkek çocuğunun tedavisinde doktorlar Chitozan'dan yapılan suni deri kullanmışlardır. Birkaç ay sonra derinin kendini yenileyerek yanıkların hiç bir izi kalmadan yok olduğu gözlenmiştir. Böylesi mükemmel bir sonucun birkaç nedeni bulunmaktadır.
Chitozan'dan yapılan suni deri, insan vücudu tarafından kabul edilmekte, yanık bölgesine yerleşince gerçek deri ile çok kolay kaynaşmaktadır, çünkü bu suni deri insan derisine çok yakındır ve kaynaşması durumunda suni derinin çıkartılmasına hiç gerek kalmaz.
Chitozan, hücreleri canlandırarak, büyük miktarda kolojen doku üretmektedir. kolojen dokular ince bir deri oluşturarak izlerin yok olmasını sağlamaktadır.
Chitozan, yaradan akan kanı durdurur, yoğun kanamayı önler ve bunun yanı sıra yapılan araştırmalarda Chitozan'ın yaralanan bölgelerde ağrı kesici etkisi gözlenmektedir.
6- KARACİĞER FONKSİYONLARINI İYİLEŞTİRMESİ: Japon bilim adamlarının Chitozan'ın karaciğere etkisinin kanıtlayan araştırmaları mükemmel bir sonuç verdi. Bu araştırmada tavşanlara yüksek miktarda kolesterol içeren yem verildi. Belli bir süre sonra tavşanlarda kolesterol ve nötr yağların seviyesinin yükselmesiyle Hepatit ve Karaciğer iç yağı toplanması gözlendi. Hasta karaciğer bordoya kaçan kırmızı bir renge dönüştü. Ardından hasta tavşanlara Chitozan verilmeye başlandı. Belli bir süre sonra karaciğer kahverengi bir renk alarak tamamen iyileşti.
7- VÜCUTTAKİ ALKALİ ASİT SEVİYESİNİN DENGELEYEREK BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMESİ: İnsan vücudunun çeşitli hastalıklardan koruması için alkali asidin vücudun çeşitli sıvılarında belli bir seviyede bulunması gerekmektedir. Kandaki PH dengesinin alkali seviyesi 7.4 civarında, diğer sıvıların ise 7.35 civarında bulunmaktadır. Kandaki bu seviye hemolobin tarafından regüle edilmektedir. Vücuttaki başka sıvılardan alkali ortamı yumuşatıcı bir etkiye sahip başka bir madde bulunmaktadır. Sıvılarda çeşitli hücrelerin birbiri ile reaksiyona geçmesi sırasında moleküllerin hareketlenmesiden CO2 (Karbondioksit) oluşmaktadır. Yavaş-Yavaş birikim gerçekleşirken, vücut sıvılarının oksitlenmesine yol açar. Burada bahsettiğimiz bu oksitlenme durumunda, lenfli hücrelerin bağışıklık fonksiyonu azalmaktadır. Dolayısıyla vücudun bağışıklık sistemi hastalıklara yenik düşmektedir. Chitozan, bağırsaktaki enzimler ve bakteriler tarafından çözünerek emilir ve vücuttaki sıvıların PH dengelerini 7.35'e yani normal seviyeye ulaştırır. Bağırsak sistemini düzenli bir şekilde çalıştırır.
8- VÜCUTTAKİ ZARARLI MADDELERİ ABSORBE EDEREK DIŞARI ATAR: Teknoloji ile bilimdeki gelişme ve başarılar insanlara şüphesiz büyük bir yarar sağlamaktadır; ancak bu yenilikler aynı zamanda çok büyük zararlara neden olmuşlardır. İlk sıralarda yer alanlar ise ağır metallerdir.
Ağır metaller insan vücudunu zehirleyerek, bugüne kadar görülmemiş hastalıklara yol açmıştır. Örneğin Kadmiyum (CD) zehirlenmesi kemiklerde çeşitli hastalıklara yol açmaktadır. Ya da civa zehirlenmesi yüzünden çeşitli ödem oluşumu gerçekleşmiştir. Butür hastalıkların tedavisi modern tıp tarafından henüz etkili bir şekilde yapılamamaktadır. Ancak bu ağır metallerin Chitozan tarafından vücutta absorbe edilerek dışarı atıldığı, modern tıp tarafından kabul edilmektedir. Bunu kanıtlamak için yaşanmış bir olay mrnek olarak gösterilebilir. 21 Haziran 1993 tarihinde Japon Gaztesi "ABSAHİ SİNBUN" ülkede gündeme gelen benzersiz bir olayı tüm Dünyaya duyurdu. O günlerde Rus Devlet Yönetimi bir opersayon yapmaya karar verdi: Daha önce meydana gelen bir kaza soncuu okyanus dibinde bulunan Nükleer bir denizaltının su yüzeyine çıkarılmacaktır. Rus uzmanlar Japonyadan büyük miktarda Chitozan satın alıp onu, jöle haline dönüştürdüler. Denizaltının duvarlarının arasındaki boşluğu bu jöle ile doldurarark olası radyasyon sızıntısını engellemeyi umuyorlardı. Sonuç beklentilerden daha ümit vericiydi. Chitozan radyasyon etkisini tamamen yok etmişti. Bu olay dünya çapında sansasyonal bir etki yarattı.
9- BEL VE SIRT AĞRILARINI GİDERİLMESİ: Çin Tıbbı bölgesel kan dolaşımına büyük bir önem vermektedir. Konjesyon ve sıvı zehirlenmesi gibi terimleri yürülüğe Çin tıbbı koymuştur. Konjesyon durumunda insan metabolizması yavaşlar, vücut ateşi düşer ve bitkinlik yaşanır. Sürekli olarak üşüme hissi oluşur. Kas hücrelerinin yeterince oksiyen almaması bel ve sırt ağrılarına neden olur. Chitozan kullanılarak kan damarları genişletirlir ve tam hacimli kan dolaşımı sağlanır.